Hiç İddaa oynadınız mı ? Hani her köşe başına açılan iddaa bayilerinden birine girip hiç görmediğiniz ülkelerin alt liglerindeki herhangi bir maç üzerine para yatırdınız mı ? Ülkemde İzlanda’nın yerini harita üzerinde kaç kişi gösterebilir bilmiyorum ama Breidablik-Keflavik maçı üzerine iddiaya giren bir çok kişi olduğunu biliyoruz. İddaalı olmayı seviyoruz sanırım milletçe. Ama hislerimiz, ama ümitlerimiz zaman zaman sahip olduğumuz ya da sahip olduğumuzu sandığımız deneyimlerimiz ısrar ve inatla iddialı kılıyor bizi. Her konuda bilgimiz olmasa da her konuda hızla fikir üretebiliyor, bununda ötesinde cengaverce savunabiliyoruz bu fikrimizi.
Geçen sene Cumhurbaşkanlığı seçimini hatırlıyor musunuz ? Son ana kadar Cumhurbaşkanı toto oynandı ülkemde. AKP’nin pardon Başbakanın kimi adaya göstereceği ya da bizzat aday olup olmayacağı üzerine iddiaya giren dostlarım vardı. Ne takım elbiseler, ne yemekler kaybedildi bu iddialarla. Ama telafi şansıda hemen ardından geldi. Anayasa Mahkemesi’nin Cumhurbaşkanlığı seçimini iptal edip etmeyeceğini tartıştık hararetle. Ve kimimiz bir önceki iddiada kaybettiklerinin acısını çıkarmak için yeni iddialara tutuştuk. Mahkeme kararını açıkladığında yeni bir iddia konumuz çoktan hazırdı. Bu sefer anketler uçuşuyordu havada. Temmuz sıcağında soğuk bir bira ya da dondurma oldu genel seçim iddiasının ödülü genelde. Biraz daha kendine güvenenler (!!!) parti parti oranlar yazdılar kağıtlara. 22 Temmuz gecesi ise bir çokları altılı ganyan kuponu muamelesi yaptı o kağıt parçalarına.
Seçimdi, mahkemeydi derken bitti sanmayın bu furya. 2008’de de zorluk çekmedik iddia konusunda. Yahu boşverin Avrupa Şampiyonasındaki maçları. Topu topu doksan dakika bilemediniz 120 dakikalık heyecanlar onlar. Oysa ülke gündemi öyle mi. Dalga dalga süren Ergenekon Operasyonu. “Bak görürsün sırada şu var” türünden bir cümle kurmadınız mı hiç, kurmadıysanız da duymadınız mı ? Hadi onu da boş verin AKP kapatılacak mı kapatılmayacak mı iddiasına giren hiç mi tanıdığınız yok ?
Ne kadar heyecan dolu bir ülkede yaşıyoruz değil mi ? Yargı toto, Yasama loto, Yürütme piyango.
İyi de biz bu ülkenin vatandaşları sahada oyuncu olmamız gerekirken neden tribünde bile olamıyoruz ? Televizyon karşısında haber bültenlerini maç izleyen bahisci olmak mı bizim rolümüz ?
Bu ülkenin Başbakanı beni boşverin kendi seçmenini, milletvekillerini Cumhurbaşkanlığı gibi bir konuda son anda haberdar ediyorsa. İnsanlar aylarca gözaltında tutuluyor ve gözaltında ölüyorlarsa. Birileri hala halk için halka rağmen diyerek demokrasinin canına ot tıkıyorlarsa. Özetle benim iradem dışında bana rol biçiliyorsa benim de buna itiraz etme hakkım bakidir. Sesimi duyan var mı bilmiyorum ama sessizce kabullenmektense, sesim çıktıkça susmayı düşünmüyorum. Aslında istesem de susamıyorum.
Bu satırları yazmamda ki gayem ülke gündemindeki konular üzerinde iddaya girmeyi eleştirmek değil. Aksine herkes bu konularda konuşsun isterim. Susmasın ama eskilerin deyimiyle iki düşünsün bir söylesin. Aklına geleni söylesin ama ağzına geleni söylemesin. Bu satırların yazarı bendenizde yukarıda örnek verdiğim her konuda iddiaya girdi. Şimdide kapatma davasında AKP kapatılmayacak diyorum. Hukuken demokrasilerde parti kapatılmasını doğru bulmuyorum ancak ortaya çıkacak kararın hukukun doğal bir sonucu olacağından da kuşku duyuyorum.
Sezen Aksu der ki ;
Sussan olmuyor,
Susmasan olmaz,
Dil dursa hakim bey,
Tende Can Durmaz.