ÖLDÜRTMEYECEKSİN !!!

Veda etmeksizin gitmek ne acıdır.  Sarılıp kucaklayamamak doya doya ya da bayrağa sarılmış da olsa bir tabutu kucaklamak.

Şehadetle kutsansa da ölüm acıtır yürekleri her halükarda. Yolun sonunda cennette olsa dönüşü olmayan  yolculuk ağlatır geride kalanları.

Şiirsel methiyeler düzülüyor şehadet şerbeti üzerine.  Okşanmaya çalışıyor gurur duyguları. Sırtlar sıvazlanıyor, sloganlar kaplıyor dört bir yanı. Hiç tanımadığı masumlar için üzülüyor avludaki cemaat. Dualar yükselirken, ağıtlar kayboluyor. Başlar dik olsa da omuzlar çöküyor.

Sonra zaman akıp gidiyor yine. Bu haksız ayrılığın acısı nefret tortusu bırakıyor yürekte. Durmadıkça bu akan kan tortular kalınlaşıyor. Nefret ve intikam arzusu kaplıyor her yanımızı.  İsimleri unutuyoruz günler sonra. Yüzler kayboluyor hafızalardan. Hangi ismi, hangi yüzü hatırlasın onbinler arasında bu yorgun dimağlar. Şehitler ordusunda bir asker diye hatırlanıyor sadece.

Ateş en çok düştüğü yeri yakıyor sonuçta. Ne ana, ne baba, ne yar, ne yaren unutuyor bizim unuttuğumuz o ismi ve yüzü. Belki her köşede onu görüyor, her fısıltıda onu duyuyor. Bizim şehit diye kaydetdiklerimizi onlar evlat, sevgili, kardeş diye anıyor ve arıyor.

Kutsal da olsa ölüm, ölümdür sonuçta. Öldürende katil.

Hani diyordu ya Başbakan “öldürmeyeceksin”.

Sen devletsen eğer, vatandaşını “öldürtmeyeceksin”.

Yorum bırakın