METTERNİCH SİSTEMİ VE TALLREYRAND

1797’de Dışişleri Bakanlığına atanan Tallreyrand, 1792’den itibaren diplomatik görevlerde bulunmuş olan eski bir piskopos zamanında Kral içinde gizli hizmetlerde bulunduysa da servet ve şöhret tutkusuyla devrimcilerin yanında yer almıştır. Napolyonun yükselişini öngören Tallreyrand onunla mektuplaşarak yakınlık kurmayı başarmıştır. Nitekim 18 Brumaire darbesiyle iktidarı eline geçiren Napolyon, daha sonra “gelmiş geçmiş bakanlarımın en zekisiydi” diyeceği Tallreyrand’ı yeniden Dışişleri Bakanlığına atamıştır.  

“Diplomasi müzik gibidir, ezgi notaya geçirilmedikçe hiçbir değer taşımaz” sözü ile tarihe geçen Tallreyrand Napolyon’un Dışişleri bakanı olarak aslında sadece onun iradesinin bir uygulayıcısıydı. İktidarın tek adamı Napolyon sadece kendisi ile aynı fikirde olduğunda Tallreyrand fikirlerini dikkate almıştır. Tüm bu sadakatine rağmen Napolyon’un sonunu hazırlayanlardan biride Tallreyrand olmuştur. Emekliye ayrıldığı dönemde Napolyan’ın daveti ile 1808 sonbaharında Elfurt’ta Rus Çarı Aleksandr ile yapılan görüşmelere katılmıştır. Görüşmeler boyunca İngiltere’ye karşı uygulanan kıta ablukasının Fransa’yı Rusya ile savaşa sürükleyeciğini düşünen Tallreyrand Çar’a gizli gizli “Avrupa’yı kurtarın” telkininde bulunmuştur. Sonuçta ise Çar  Avusturya’ya karşı Fransa ile ittifak yapmayı reddetmiştir. Zamanla iyice yalnızlaşan Napolyon Rusya’ya savaş açtığında İngiltere vakit kaybetmeksizin Rusya ile ittifak anlaşması imzalayacaktır.

Rusya Prusyayı’ya yanına katarak Fransızlar’a karşı savaşırken  Avusturya İmparatoru Franz’ı da yanlarına çekmek istiyordu. Franz’ın şansölyesi sıfatıyla Metternich Prusya ve Rusya ile görüşürken tarafsız kalarak dahi Avusturya’ya geçmişte kaybettiği toprakları geri kazandırabileceğini düşünüyordu. Bu amaçla arabulucu olarak önce Çar Aleksandr’ın karşısına çıkan Metternich, Napolayon’a pek bir şey kaybettirmeyen anlaşma koşullarını Çar’ a kabul ettirmyei başardı. Ne var  ki taviz kelimesinden bile rahatsız olan Napolyon bu anlaşmayı reddederek Metternich’i büyük hayal kırıklığına uğratacaktır. Sonuçta ise 1814’de Paris düşecek ve Napolyon Elbe adasına sürgüne gidecektir. Aynı yılın son baharında Metternich’in çabasıyal toplanan Viyana Kongresinde Fransa Kralı XVIII.Louis’in temsilcisi ise yine Tallreyrand olacaktır. Ve bu usta diplomata Avrupa’da 1792 öncesi snırlara dönülmesini önererek Avusturya, İngiltere, Rusya ve Prusya ittifakını karıştırmayı başarmıştır. Fransa , İngiltere ve Avusturya arasında imzalanan gizli anlaşma ile Viyana’da Rusya ve Prusya’ya karşı diplomatik bir ittifak oluşturulmuştur. İttifakın imzalarının bulunduğu üç nüshadan biri Paris’e yeniden hakim olan Napolyon tarafındanXVIII Louis’in çekmecesinde bulunularak vakit kaybedilmeksizin Çara ulaştırılacaktır. Ancak bu girişim Çarı öfkelendirse de Napolyon karşıtı cepheden kopartmayacak ve Napolyon’u Waterloo bozgunundan kurtaramayacaktır. Viyana kongresi ile 25 yıllık süreçte büyük darbe alan mutlak monraşi ve feodal düzenin Avrupa’da yeniden ihya edilmesi amaçlanmıştır. Her ne kadar Metternich sistemi olrak anılacak olsa da aslında yeni dönemin temelleri Tallreyrand tarafından atılmış ve sürdürebilirlik gücünü ise Çar Aleksandr’la bağlamıştır.

 “Prince of Diplomacy” olarak anılan Tallreyrand’dan ne kral, ne devrimciler, ne Napolyon ne de Napolyon karşıtları vazgeçememiştir. Sonuçta düz mantık kurduğumuzda başarılı diplomat her devrin adamı olmayı başaran mıdır ? Yoksa koşullara en uygun reaksiyonları gösterip değişime ayak uyduran mıdır ?

Yorum bırakın