Bir cenah acımasızca liberalizme ve liberallere yüklenmekte. Dünya’nın herhangi bir yerinde yaşanan en küçük bir olumsuzluğun sorumlusu liberal dünya düzeni. Olumsuzluk şart değil, yeter ki haber değeri olsun mutlaka bir olumsuz yön bulunur, bulunmazsa yaratılır ve liberaller sehpaya çıkartılır. Gerçi artık liberal kelimesi de yeterince rating almadığından olsa gerek neo-liberal tercih edilir oldu. Neo liberaller heryerde. Ahtapot Pol öldü yaşasın ahtapot neoliberaller.
Eskiden liberalizm komunizmle karıştırılacak kadar yabancı bir kelimeydi bu ülkede. Şimdilerde liberalizm kelimesini duymayan kalmamıştır herhalde. NE olduğu meçhulde olsa bir kulak aşinalığı kazandık. Aziz Nesin’in hikayesindeki gibi Fil Hamdi benzeri bir kavram bir çokları için.
Liberalizm ve liberallik bu kadar populer olunca liberallerde kendilerini diğerlerinden ayrıştırma ihtiyacı hissediyor sanırım. Bir farklılık, farkındalık yaratma kaygısı ötekileştirmeyi beraberinde getiriyor. Sanki liberalizm tektip bir uniformaymış gibi ben liberalsem sen değilsin ayrımı baş gösterdi. Hal böyle olunca gerçek liberaller, çakma liberaller, liboşlar, libarelimsiler heryeri işgal etti. Gerçek ötekiler ayırmıyor liberalleri, neo-liberal onlar için yeterince aşağılayıcı bir ifade. Ama biz liberallere yetmiyor sıfatlar.
Gelinen bu noktada Devletimizin konuya el atmasını ve resmi bir sınıflandırma yapmasını bekliyorum. Gerçek liberaller, çakma liberaller, liboşlar, liberalimsiler, liberteryenler, sosyal liberaller vesair tüm türevler bir sınavla belirlensin. Sınav sonucuna alınan sertifikalar oluşturulacak birliklere tescil edilsin. Birlik başkanları hepimizi temsil etsin. Bizde ferd ferd alkışlayalım. Ama aynı anda alkışlamayalım sakın o zaman kolektivist oluruz maazallah.