En Şeffaf İstihbarat

Bambaşka şeyler yazmak için oturmuşken bilgisayarın başına, televizyonda dört gazetecinin MİT tartışmasını dinlerken buldum kendimi. MİT dediğimiz bu ülkenin istihbarat örgütü yanlış anlaşılmasın. İstihbaratın kelime anlamı; bilgi ve haber alma. Kelime anlamının ötesinde MİT’in görev ve yetkileri 2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve  Milli İstihbarat Teşkilatı kanunda belirtilmiş. Hatta kanuna  “Milli İstihbarat Teşkilatına bu görevler dışında görev verilemez ve bu teşkilat Devletin güvenliği ile ilgili istihbarat hizmetlerinden başka hizmet istikametlerine yöneltilemez” diye bir ifade de eklenmiş. Yani kanun MİT’e istihbaratını yap, karşı istihbarat karşı koy senden başka bir şey istemiyorum demiş.

Yukarıda belirttiğim kanun 1983’de çıkartılmış olsa da kökleri Teşkilat-ı Mahsusa’ya dayanan 100 yıllık bir geleneğin son halkasıdır MİT.  İlerleyen demokrasimiz ve dünya konjonktürü MİT’i de şeffaflaştırdı. Teşkilatın internetsitesinde faaliyet raporunu da özet mali tablolarını da bulabilirsiniz. Hatta çocuk köşesi bile var.

Devletin en gizli kurumunun bu kadar şeffaf olmasını, kinaye yapmaksızın takdirle karşılıyorum. Ama sanırım şeffaflık bazı konularda yanlış anlaşılmış. Öyle ki son dönemde MİT Müsteşarı’nın gizli olması gerektiğini sandığımız bir çok görüşmesi kamuoyu tarafından bilinir hale geldi. MİT operasyonları gazetelerde gündelik haberler gibi okunmakta.  Baksanıza akşam haber kanallarında oturup MİT  silah kaçırıyor muydu ? Kaçırmıyor muydu konusu tartışılıyor.

Başta dediğim gibi niyetim bunları yazmak değildi. O yüzden hızlıca toparlayayım. Bir Sönmez Köksal’ı tanırdım ben Filiz Akın kontenjanından, birde James Bond’u izlerdim casusluk filmlerine merakımdan. Tabi unutmadan Görevimiz Tehlike dizisini de saymak gerek televizyon ekranlarından. Dizinin her bölümünde tekrar eden ve bundan ötürü hafızama kazınan sahnesi “Görevin Jim, tabii eğer kabul edersen” diye başlayan, “Bir ajanımız öldürülürse yada  yakalanırsa sekreterlik eylemlerinizi inkar edecektir”  tümcesi ile sonlanan kaydın yer aldığı CD’nin 5 saniyede kendi kendini imha ettiği sahnedir.  Çocuk aklım devletin kanunsuz eylemlerini sahiplenmeyeceğini düşündürmüştü. Büyüdüm devletin kanunsuz eylem yapmaması gerektiğini anladım.  Şimdilerde ise olan bitene anlam veremez oldum.

Yorum bırakın