Biatsa biat, itaatse itaat demiş bir milletvekili. Sanal dünyada muktedirin otoritesine bağlılığını haykıran milyonların gerçek dünyadaki sesi olmuş adeta. Oysa Oscar Wilde otoritenin her türlüsünün alçaltıcı olduğunu iddia eder. Sadece boyun eğenler için değil, hükmeden içinde alçaltıcıdır otorite. Sevecenlikle, ödülle uygulandığında insanı ahlaksızlaştırdığını söylese de Wilde biz uysallaştırır diyelim en hafif tabirle. Uysallaştığında ise insan üzerindeki baskının bilincine varamaz. Çok güzel bir benzetme ile ” başka insanların standartlarına göre yaşayarak, pratikte sanki başka insanların vazgeçtikleri eski elbiselerini giyermiş gibi ve tek bir an için dahi kendileri olmayarak, tadsız, tuzsuz bir rahatlık içinde sürdürürler1” hayatlarını. Birbirlerine benzeşir kitleler an be an. Tek tip üniformalarla dolaşır gibi tek tip cümleler pelesenk olur dillerine. Hiyerarşik bir zincirin halkalarıdır. Üstleri kadar astları da vardır onların. Ya da astı olarak gördükleri azınlıkları.
Rousseau’ya göre, insanlar “kendi üstlerinde olanlara değil de kendi altlarında olanlara baktıklarında egemenlik, onlara bağımsızlıktan daha değerli hale geldiği, kendileri de başkalarına zincir vurabilmek için kendi zincirlerini razı oldukları ölçüde baskı altında tutulmayı kabullenirler. Başkalarına emretmek peşinde olmayan insana boyun eğdirmek çok zordur; en doğru ve en becerikli politika adamı bile özgür olmaktan başka bir şey istemeyen insanları kullaştıramayacaktır2. Ne var ki baş ol da soğan başı ol denilen bu topraklarda, galipler arasından saf tutmayı özgürlüğüne yeğleyecek bir çoğunluk bulunur elbet. Çoğunluk seçilmişin şahsında tiranlaşır. Tiran, başlangıçta hizmetkarı olduğu devletin sahibi sanır kendini. Çoğunluğun Tiranlığı başlamıştır artık. Eşitlik uğuruna özgürlüğünden vazgeçen kullar biat eder sahibe, etmeyenler asi çocuk olur. Biat edenler ilelebet uslu çocuk olsun diye büyüsün istenmez. Kimse yok edilmez ama farklılıkların, uyumsuzlukların var olmasına da izin verilmez.
Oysa halkın iktidar lütfettiği daha tahammülü ve daha tahammül edilebilir olmalıdır. Şeyh uçmaz mürid uçurur demiş ya atalar, demokrasiyi de tiranlığa dönüştüren seçilen değil seçmendir aslında.
1 Oscar Wilde, Düşünen Siyaset 1999 Sayı 1. s.127
2 J.J.Rousseau, İnsanlar Arasındaki Eşitsizliğin Kaynağı Say Yayınları 2001 çev. R.N İleri s.153-154)