Algıda liberaller zengindir. Hatta dolarla yakar purolarını liberal kapitalistler. Ne var ki hakikat pek de öyle değil. Anadolucoğrafyasına mahsus bir durum mudur bilinmez ama ne bu ülkede liberaller zengin, ne de bu ülkenin zenginleri liberal.
Yıllık bütçesi meclisteki partilerin hazineden aldıkları bir günlük yardıma bile karşılık gelmeyen Liberal Demokrat Parti, tarihinde ilk kez bir belediye başkanlığı kazandı. LDP’nin seçim kazanması çok beklenen bir şey değildi, daha da beklenmedik olan seçimi doğunun küçük ve fakir bir beldesinde kazanması idi.
Muş’un Malazgirt ilçesinde belediye başkanlığını 350 oyla kaybedip ikinci olan LDP, aynı ilçenin Konakkuran Beldesinde, belediye başkanlığını kazanmayı başardı.
İçme suyunun olmadığı, elektriklerin bir var bir yok olduğu, altyapının hak getirdiği, belediyenin borç batağında yüzdüğü, belediyeciliğin seçimden seçime hatırlandığı Konakkuran‘da seçim kazanmaktan daha zor olan belediye hizmeti sunmak olsa gerek.
Konakkuran Belediye Başkanı Bülent Ateş seçimden hemen sonra kolları sıvamış, LDP’nin iki genel başkan yardımcısı da beldeyi ziyaret etmiş, incelemelerde bulunmuş. Bir hazırlıksızlık olduğu aşikar. Ancak ne var ki iyi niyetli gayretlerde görmezden gelinemez. Çünkü Konakkuran sadece Başkan Ateş için değil, LDP için de bir imtihan niteliğinde. Üstelik hiç de kolay olmayacak bir sınav. Kıt kaynakların verimli kullanımının ötesinde, olmayan kaynaklar sözkonusu. Beldeye hizmet için mali kaynaklar bulunması öncelik. Yerel yönetimlerin, merkezi yönetime olan bağımlılığı düşünüldüğünde hareket etmek hiç kolay değil. Keza Liberalizm kamuyu değil özel sektörü önemser doğası gereği. Özel sektörün Konakkuran’dan içeri girmesi yatırım yapması gerek. Sosyal ihtiyaçlar için sivil topluma güvenir Liberalizm. STK’ların Konakkuranı görmesi gerek. Görülmeyini göstermek, politikalarının teoride kalmadığını ispatlamak LDP‘nin misyonu olacak önümüzdeki beş yılda.
Devlet babadan bir şey beklenmediği gibi, beklense de bir şey alınamayacağı malum. O halde ya AB fonları devreye girecek belde ihtiyaçları için ya özel sektör yatırımları. Gölge etmesin başka ihsan istemez denilen devlet bürokrasisi ise hep köstek olacak bu süreçte. Ve tabii herşeyi devletten bekleyen seçmen profilinin beklentilerinin değişmesi de atomu parçalamaktan zor olacak.
Dedik ya hiçbir şey kolay olmayacak. Ama Konakkuran’ın kaderi değişirse, Türkiye de değişebilir. Kamunun gücü olmadan bireyler kendilerine yeni yollar açabilir. Liberaller bunu başarabilir mi ? Başarmalılar, Aksi halde sağ muhafazakarlarla sol muhafazakarlar arasındaki sığ siyasete mahkumiyetimiz müebbete dönüşecek.