Nefret Edin Benden

Tüm duygular gibnefret-2702-1FED-DE03i Nefret de insan doğasının bir parçası. Düşünüyorum da nefret ediyorum diyebileceğim, pek az şey olsa da, bu sıfatı layık gördüğüm kimse yok. Hadi bir kişi var diyeyim de gizem katayım biraz yazıya tanıdık okuru düşünerek.

Kişiselleştirmeden, ama bireys
elleştirerek bakarsak duygulara, nefret de o gökkuşağının bir rengi sonuçta. Sevmek, kızmak, kıskanmak, nefret etmek, özlemek, üzülmek, sevinmek bir nefeste dilimden dökülenler.  Lakin tattığım ve tatmadığım, hatta varlığından bile haberdar olmadığım sayısı belirsiz hislerin her birine renk bulmak imkansız.

Aşk‘a kırmızı verilir genelde bense beyazı görürüm onda. Benim kırmızım Nefrettir. Kan kırmızısı dediklerinden. En az Aşk kadar tutkulu ve başına buyruktur nefretim. Zincirlediğimde göğüs kafesime, kırar atar her bir kemiğimi. Acıtır. Kanatır. Rengini de bundan alır.

Her duygu yürekte taşındığında masumdur. Nefret de dahil buna. Bir ömür boyu aşkı taşımak kalpte ne kadar özelse, bir ömürlük nefrette o derece masumdur. Herkesten, herşeyden nefret edip sıradanlaştırmadığınız müddetçe. Gerçi şirin kediciklerin bile aşkım diye sevildiği modern zamanlarda, “lanet olsun nefret ediyorum” tümcesi gizli özneli bir cümle örneğinden ibaret sadece.

Yine de insan en az bir kez Nefret etmeli hayatında birşeyden ya da birinden hakkını vererek.   Ama karıştırmadan “Kin” denilen vebalı hisle.  Çağlarcasanı gözyaşı ile,  ağız dolusu küfürle, duvara savrulan yumrukla nefret etmeli. Etmeli ki anlamalı  esen yel ile kasırganın farkını. Etmeli ki anlamalı, kasırgaya sebep olduğu iklimleri

Nefret en özel, en nadir duygulardandır benim için. Kara sevda gibi kızıl bir nefret.

Yalandan nefret etmem, ben dahil söylemişimdir masum da olsa yalanlar. Tutulamayan sözler de değildir nefretimin hedefi, kelimelerin sözlerin ağızdan bu kadar kolay döküldüğü bir dünyada. Nefret etmem zor zamanlarımda banasırtını dönenlerden, çünkü muhtaç olmak istemem hiçbir faniye.

Yalanı söyleyen, sözünü tutmayan, bana sırtını dönen Ailem’den olmadıkça. En sevdiklerim, en özlediklerim, en çok kıskandıklarım Ailemse eğer, bir gün nefret edersem birinden o da Ailem dediklerimdendir. Diğerleri hep kızgınlık olarak kalır. Sel alır götürür o duyguyu.

Ve birileri de nefret etmeli benden. Öyle çok değil, topu topu bir iki kişi olmalı. Ateşler çıkmalı gözlerinden ben aklına geldiğimde. Belki de boğazı düğümlenmeli. Bağırmalı avaz avaz “nefret ediyorum senden” diye. Kor bir alev değil, yanardağda magma gibi hiç sönmemeli. Patladığında felaket olmalı dünya için, dünyam için.

Ama her bireysel duygu gibi kollektifleştiğinde kirlenir nefret de. Size özel olmaktan çıkar, herkes bir parça yönlendirmeye çalışır. Herkes kahraman olmaya çalışır. Mukayese etmek doğrudur yeri geldiğinde hisleri. Kıymeti bilinir. Hisleri yarıştırmaksa apayrı. Bireyden çıkarıp topluma malolan her his yarışa girer kıyasıya insan egosuyla beslenen.

Son söz; beni nefret yaşatacaksa içinizde, nefret edin benden ey sevdiklerim. Herkese kızdığınız gibi olmasın. Bencilimdir tek olmak isterim o tahtta. Bir benden nefret, benden gayri herkesi sevin. Ölümsüz kılacak kadar sevmiyorsanız, ölümsüz kılacak kadar nefret edin….

Yorum bırakın