Bugün çok kalabalık buralar,
Çok gürültü var.
Bayram diyorlar ya adına, herkeste bir koşuşturmaca.
Bilmem kaç vakit önce bir mucize hasıl olmuş,
Allah, İsmail’i İbrahim’e bağışlamış,
Kul kısmı, şükretmiş bayram eylemiş,
Ne evveli ne de ahiri var,
Ne dua’nın ne şükrün.
Ve ne de mucizenin.
Dua da şükür de her daim kalpte, dilde.
Lakin mucize kaç arşın uzakta.
Görmesine bilene demiş erenler,
Mucize; gökteki yıldızda, denizdeki damlada.
Gecenin güne kavuşması, günün bulutlarda kararmasında,
Şimşek çakıp rahmet boşalması,
Sırrı kadim gökkuşağı çıkmasında.
Âma tayfasındanım ya ben,
Akla tabii, kalbe asi.
Güneş batıdan doğsun, balıklar dile gelsin,
Kuşlar lal olup kalsın, dağlar ova, ovalar dağ olsun,
Diye mi beklerim sanırsın ?
Yok, altüst olsun istemem cihan,
Olmaz da zaten ben istedim diye.
Her fani gibi duam iki satır üc cümle
Mucizesi, küçük dünyamın
Küçük şeyler aslında.
Umut ikliminde bir bahar,
Kara gecede parlak bir ay,
Sessizlikte ses olsa,
Maviliklerde derin nefes,
Kozasında masum kelebek.
Olmaz ilaç değil derde deva,
Ruha huzur, gönle ferahlık bir manada,
Bayram, bayram olur mu bu defa,
Kul diler, Hak bilir sonunda.
Bu bayram,
Bayram olur inşallah..