Nane Limon Reçeli,
Tatlılı ekşili. tıpkı senin sevdiğin gibi.
Üşenip kaynatmazsın kendine bilirim.
Biri kaynattığında dudak bükersin çayına.
Oysa, reçeli bir tatlı bir tatlı ki sorma.
Her sabah iki kaşık kahvaltıda. Her akşam iki kaşık yatmadan önce.
Hazır kışta geliyor. Narindir bedenin dayanmaz soğuğa.
Kar düşmeden toprağa, sen düşersin yatağa.
Burnun kızarmaya görsün ,bir telaş sarar seni de çevreni de,
Pamuklara sarılıp sarmalanasın gelir nazenin hallerinde,
Sanki azdı ya nazın, katmerlenir bu mevsim.
Aman çıkmasın ateşin, tutulma öksürüğe, şişmesin bademciklerin.
O halsiz hallerinde olamasam da başucunda bilirsin aklım, duam, elim hep yanında.
Korkup yalnız kaldığında, kabuslardan uyandığında, kapı tıkırdadığında, rüzgar pencereye vurduğunda, üstün açıldığında,
Anne, baba, ağbi, abla, kardeş, sevgili, eş…
Gel gelelim işin aslına
Sevmesen de soğuğu, karda açan çiçek gibiydin zemheri aylarında,
Her sonbahar hasretini çeker, her kış kavuşurdum sana.
Ama bir yaz bile geçiremedik daha.
Çocukluğundan mütevellit minik kuştun her zaman,
Bedenin yenildiğinde, kalbin kırıldığında, ruhun incindiğinde,
Hatta bazen sadece üşüdüğün zamanlarda
Usulca pencereme konan.
Alıp içeriye okşardım saçlarını,
Öpe öpe iyileştirirdim tüm yaralarını.
Ta ki ellerin ısınıp, kanatların canlanıncaya dek.
Ne zaman ki iyileştin hep uçup gittin.
Her kanadın kırıldığında bildin ki ben seni beklerdim.
Bu yüzden göz yaşlarınla sevdim seni, güldüğünde hep terkediyordun beni.
Sen iyileştikçe ben yaralanıyordum için için.
Marifet değil benimki, övünmem böbürlenmem bu halimle.
Aile budur derdi babaennem.
Soğukta sıcak su torbası gibi ısıtmalı birbirini.
Baharda dağılmamalı göçmen kuşlar misali.
Yurt bilmeli sevdiği /sevildiği kalpleri
Nane limon reçeli,
Tatlılı ekşili. Senin sevdiğin gibi,
Anne eli değdi,
Her zamanki yerinde bekliyor seni….