Mutluluğa oy vermek

Mutluluğun resmini çizmek, şarkısını söylemek, hikayesini yazmak, filmini çekmek bir şekilde mutluluğu tarif etmek kolay olmasa gerek. Sözlüklerde, ansiklopedilerde yazdığı anlamların ötesinde her bir insaSecimler E9FB-AEF3-5A2Bnın zihninde ayrı bir hayal mutluluk. Zamandan, mekandan ve tabii ki insandan bağımsız, değişmez, ezeli ve ebedi “mutluluk” mümkün mü? Değilse ki eğer her insan için bir hak değil midir  mutluluğunun peşinden koşmak?

Mutluluğa giden duble yol yapıldıysa bile bana haber veren olmadı. Üçüncü köprünün güzergahında da gözükmüyor benim bildiğim.   O halde ya vazgeçmeli bu arayıştan, başımı iki elimin arasına sıkıştırıp kederlenerek. Yahut da bana sunulan “mutluluk” projeleri ile idare etmeliyim. Hele seçim dönemi bir cennet bahçesi  kaldı ne de olsa vaat edilmeyen.

Meydan meydan, miting miting, bağırış çağırış gırla gidiyor. Artık sesler kısılıyor cümleler tekrara kaçıyor. Her yerde farklı şey söyleyecek değiller ya. Asgari ücret, paralel, çözüm süreci, üç beş benzer kelime daha. Neresinden istersen orasından yakala. Sesi gür çıkan hep haklı olmuş ya güzel ülkemde kim daha çok bağırıyor bakalım. Arada üç beş cılız ses var. Duymak ne mümkün ? Pazar günü sandığa gidince upuzun pusulayı görünce farkedeceğiz çoğumuz bu seçimin 4-5 partiden ibaret olmadığını.

Yine de biraz hassassa kulaklarınız, biraz keskinse gözleriniz.. Yok hayır öyle değil. Dürüst olmak gerek.  Gerçekten görmek istiyorsanız farklı renkleri,  duymak istiyorsanız farklı sesleri internet var elinizde. O da yoksa TRT hala mecbur seçim konuşmalarını 10 dakikada olsa yayımlamaya. O ilk konuşmalar geçen pazardı. Kaçırdıysanız bu cumartesi yine var. 4 büyükler çıkınca zaplayın kanalı. Ama diğerlerine bir kulak kabartın bir şey kaybetmezsiniz.

Bakın mesela biri Mutluluğu arama hakkından bahsetti konuşmasının sonunda. Özgürlük dedi, tılsımlı bir kelimedir.Çiçekler Ağaçlar bitkiler için su güneş neyse insanlığın gelişmesi içinde özgürlük odur. Ve özgürlük mutluluğun peşinde koşma hakkıyla başlar. Garip ama gerçek; bir siyasi parti hedefimiz iktidardır demiyor, Mutluluktur diyor. Kimseye nasıl mutlu olunacağını söylemeden. Herkes dilediği hayalin peşinde koşsun. Kimsenin mutluluğuna engel olmadan kendi yolunda özgürce ilerlesin diyor.

Bir tek soru soruyorum kendime. Hangi partiye oy vermek mutlu eder beni? Hesap kitap yapmadan, baraj problemleri çözmeden en saf, basit haliyle aklımdan ve içimden geçen parti hangisi?

Yok bu yetmiyorsa bu sana ama kararsızsan hala tıkla  www.kararsizkalma.com adresini. Sonuç şaşırtacak belki seni. İnanamayacaksın kendine. Acaba diye soruyorsan. Bu seçim bir değişiklik yap, mecburi istikametleri terk et, yoldan çık. Kendi yolundan git.

Not: Bu yazıya ilham veren LDP Genel Başkanı Cem TOKER’in konuşmasına https://www.youtube.com/watch?v=eGt9QfuDMT0 linkinden ulaşabilirsiniz.

 

Yorum bırakın