
İsveç’te Bir Kış Gecesi
İçimdeki ihtiyar, içimdeki genci çekti bu akşam köşeye. Demli bir çayın dumanında anlattı ona gelmek bilmeyen kışın hikayesini. Ağır ağır dökülürken her hece dilinden, o geçmesin istiyordu vakit. Oysa, saklı gençliğim telaşla bekliyordu bitmesini gecenin. Bir yaprak daha kopsun, bir gün daha geçsin dileyen yanım, saat dursun, gece donsun diyen öte yanımda mahsur kalmıştı istemeden. Tıkalıyken çıkış yolları, yaslanıp ardıma, başladım kendimi kendime anlatmaya.
“Takvimde mevsim değişeli ayı geçti. Ama doğa bildiğini okuyor yine. Beyazın peşinden düşsen de yollara, haybeye bir yol alış seninkisi. Yol alış da değil belki, kayboluş işin gerçeği.
Kar değmeden toprağa, kış gelmiş sayılmaz daha. Bakma sen havanın ayazına, seni üşüten yalnızlıktır aslında. Bir hasretin ateşi yoksa içinde, yalnızlık en soğuk kış olur ruhunun mevsiminde. İşte böyle akşamlarda bir odun alevine tamah etse de bedenin, hasretin en yakıcısını arar yüreğin.
Kar yağınca beyaza bürünecek sanırsın karanlığın. Beklersin umutla göğün cömertliğini. Yıldızlar arasından süzülecek benzersiz kar tanelerini. Oysa hiçbir beklenen gelmez beklendiği zaman. Ve sen yalanlar söyleyerek avuttuğunu sanırsın benliğini. Senin yalanların onun yalanlarına karışır. Hep bir aldanış, hep bir aldatma….
Dudaklarına ulaşmadan donar kalır sözcüklerin zihninde. Birikir, birikir kar yığınları oluşur içinde. Bir çığlık patlatırsın senden başkasının duymadığı. Sonrasında çığ altında kalırsın çırıl çıplak. Titrersin önce baştan ayağa, hissizleşirsin sonra. Hislerini yitirmek öldürür insanı. Direnmek nafile o saatten sonra.
Kapanırken gözlerin, başını kaldırıp, yıldızların arasında başka bir ışık ararsın. Yolunu yitiren nice kaptan gibi, kutbunu bulma derdine düşersin. Oysa görsen dahi aradığın yıldızı ne gücün ne dermanın kalmıştır artık. Gülümsersin son nefesinde, yüzünde donup kalsın diye tebessümün.”
Dayanamadı genç yanım bu son cümleye. Kesti ihtiyarlığımın sözünü, yanıt verdi dili döndüğünce.
“Yaşarken gülmediyse yüzün, ölürken gülmek niye ? Sen vazgeç istersen herşeyden, ben niyetliyim erişmeye menzile. Er geç yağacak o kar ve ben yürüyeceğim üstünde. Alıp avuçlarımın içine sıkacağım sımsıkı. Kahkaha ile savuracağım onu bir başkasına. Güleceğim yaşarken. Kışında keyfini süreceğim herkese inat, geçip gittiğinde baharında. En çok yazı seviyor olsam da yaşadığım her mevsim şükredeceğim hayatta olduğuma. Hakkını vereceğim bana verilen bu nimetin aldığım her nefeste. Sen vazgeçsen de ben direneceğim. “
Haklıydı ikisi de. Birbirine yoldaş iki ben var içimde. Ve ben savruluyorum rüzgarla birlikte, birinden ötekine….