Bu sabah dükkana gelen bir yabancı, saati sordu bana. İki diye yanıtladım onu. Sinirlendi, dalga geçtiğimi sandı. Oysa her zamanki gibi dükkanı açtığımda, tüm saatleri dokuza ayarlamıştım yine. Beş saat geçmiş diye düşünüp yemek molası verdim hatta. Yemekten sonra, ağırlık çöktü üzerime, indirdim kepenkleri. Saatleri de altıya kurdum. Gün hala aydınlıktı ama kapadım yine de perdeleri,…Read more Zamanın Tek Hakimi
HAYALLER, ANILAR, DUYGULAR
Öyküler, denemeler belki şiirler…
Kötülük Şarkıları
- Kalk hadi, uyan. - Rahat bırak beni kalkmayacağım bu sabah. - Saçmalama çok işimiz var. - İşimiz falan yok bizim. Dünyayı kirletiyoruz uyandığımız her günle. - Paşam yine depresyonda anlaşılan. - Depresyonda falan değilim. En son ne zaman uyandın dününden daha güzel bir yarına ? - ?? - Bende bilmiyorum. Düne dair özlemimiz hep bundan işte. Yarına dair umutlarını, hayallerini bir…Read more Kötülük Şarkıları
Yürüyorduk. Aşıktık; hatırlıyorduk.
Bu hafta, yine aynı yerde ve de aynı saatte buluştuk hevesle. Birkaç çay içti o, bense bir filtre kahve. Dününü anlattı bana, görüşemediğimiz önceki günüyle birlikte. Bense yine işten bahsettim ona, patrona diklenişimden, çayçıya gülüşüme. Vakit geçiyordu işte. Hem zaman dursun diye bir istek var mıydı ki içimizde ? Kederli zamanlarımız küllenirken tanıştırmışlardı bizi. İki…Read more Yürüyorduk. Aşıktık; hatırlıyorduk.
Ne kadar da benziyordu Anneme…
Yine nöbetteyim pencere kenarında. Güneşin doğuşunu bekliyorum, sırf beklediğim birşeyin gerçekleştiğini, birinin geldiğini görmek için. Şafakta kızıllığını görünce çarpıyor kalbim. Kızıl saçları geliyor aklıma annemin. Sabırsızca göstersin istiyorum bana yüzünü, ısıttsın üşüyen yüreğimi. Oysa dışarısı kuru ayaz. Tutamıyorum kendimi, montsuz çıkıyorum kapıdan dışarıya. Annem görse, kızardı bu halime. Kış bitmedi ki daha, bahar gelsin heryere.…Read more Ne kadar da benziyordu Anneme…
Kışı Beklerken.
İçimdeki ihtiyar, içimdeki genci çekti bu akşam köşeye. Demli bir çayın dumanında anlattı ona gelmek bilmeyen kışın hikayesini. Ağır ağır dökülürken her hece dilinden, o geçmesin istiyordu vakit. Oysa, saklı gençliğim telaşla bekliyordu bitmesini gecenin. Bir yaprak daha kopsun, bir gün daha geçsin dileyen yanım, saat dursun, gece donsun diyen öte yanımda mahsur kalmıştı istemeden.…Read more Kışı Beklerken.
İrem’in Sırrı
Alimdi Şeddad, devrinin en büyük kütüphanesi onundu. Sırrını çözmek için dünyanın, her taraftan bilgeleri toplardı şehrinde. Zalimdi Şeddad, gülmezdi yüzü. Affetmezdi hataları, akılsızlıkları. İnanmazdı duygulara, insan şaşarsa akıl yolundan bedelini ödemeli derdi her zaman. Mağrurdu Şeddad, eğmezdi başını kimseye, sorgulatmazdı kudretini. Gücüne boyun eğmeyeni ezer geçerdi ordularıyla. Yüce hükümdarıyken kavminin, gönlünü hoş tutmak için hediyeler…Read more İrem’in Sırrı
Gitmeleri Düşünüyorum
Gitmeleri düşünüyordum uçağımı beklerken. Gitmek kolay da, dönmemek sanırım marifet diye geçti içimden. Farkındaydım, çoktan geldi gitmenin zamanı. Yaşadığım da işte bu gidememenin ızdırabı. Hala son bir sigaranın, son bir kadehin, son bir selamın, son bir bahanenin hesabındayım. İnkar etsem de varlığını, umut bir köşede gözlerini dikmiş üzerime. Varlığını hissetmek dahi engel oluyor bilinmeze doğru…Read more Gitmeleri Düşünüyorum
Özleyemeyişim…
Arabadan dışarı adımımı atar atmaz karşımda gördüm onu. Bir hamle ile sımsıkı sarıldı bana. Kokumu çekiyordu içine saçlarımı okşarken. Öperken beni yanakları yanaklarıma değdikçe ıslaklığını hissediyordum gözyaşlarının. Tek kelime etmeden özlediğini haykırıyordu bana. Oysa ben utanıyordum o an kendimden, özleyememişliğimden. Avuçlarının içine yerleştirdiğinde yüzümü benimde gözümlerinden birkaç damla yaş süzüldü. İçim acıyordu, yitirdiğim duygulara ağıttı…Read more Özleyemeyişim…
Ben Diyojen
Benim adım Diyojen. Çoğunuz bilmez adımı. Bilmeniz de çok umurumda sayılmaz aslında. Değil siz, kaç kuşak evvel atanız dahi doğmadan Sinop civarlarında gelmişim dünyaya. Babam zengin bir sarrafmış aslında lakin sürülmüşüz Atina’ya. Anam, babam bir de kölemiz Manes. Gerçi kaçtı çok geçmeden köle. Kovala getir onu dediler bana. “O ben olmadan yaşamayı göze alabiliyorsa ben niye…Read more Ben Diyojen
Hayallerden Hikayelere …
Büyükannem hikayeler anlatırdı bana küçükken. Çok bilinen masallar değildi dilinden dökülenler. İlla ki bir köşesinden değmiş olduğu yaşanmışlıkların edebiyatını paylaşırdı benimle. Büyülenmiş gibi dinlerken onu, özenle seçtiği sözcüklere arasına salıncak kurar, hayalle gerçek arasında sallanırdım aheste aheste. Kapanırken göz kapaklarım, düşler alemine doğru açılırdı yolum. Gündüz uykularını geride bıraktığım çocuk yaşlarımda, gündüz düşleri ile tanıştım…Read more Hayallerden Hikayelere …