Bugün çok kalabalık buralar, Çok gürültü var. Bayram diyorlar ya adına, herkeste bir koşuşturmaca. Bilmem kaç vakit önce bir mucize hasıl olmuş, Allah, İsmail'i İbrahim'e bağışlamış, Kul kısmı, şükretmiş bayram eylemiş, Ne evveli ne de ahiri var, Ne dua'nın ne şükrün. Ve ne de mucizenin. Dua da şükür de her daim kalpte, dilde. Lakin mucize…Read more Mucize
Işığa Döner Tüm Pervaneler
Geceler yavaş yavaş uzamaya başladı. Soğuk hissettiriyor artık kendini. Bir mum ışığı yetiyor şimdilik hem geceyi aydınlatmaya hem de havayı kırmaya. Herkesin içinde bir karanlık varsa eğer, o karanlığı aydınlatan bir ışıkta vardır mutlaka. Hayat o ışığın etrafında dönen pervaneler gibi. Işık, sevdadır özünde. Özgürlüğe olan sevdadır, yâre olan sevdadır, tanrıya olan sevdadır, memlekete olan…Read more Işığa Döner Tüm Pervaneler
Sessizce Dinledik Suskunluğumuzu
Arkamızda kapanan çelik kapının sesi. Öylece durduk bir süre kapının önünde. Doktorun söylediklerini düşünüyorduk ikimizde. Elini tutacak gibi oldum bir an, yumruklarımı sıktım. Bu son gelişimizdi doktora. İlk adımı ben attım dışarıya doğru, beni izledi gölge gibi. Binanın önünden, taksi çağırmak için yöneldim kaldırıma. Bana aldırmadan meydandaki banklara doğru sürdürdü adımlarını. Bir banka oturdu, gözlerinde…Read more Sessizce Dinledik Suskunluğumuzu
Nefret Edin Benden
Tüm duygular gibi Nefret de insan doğasının bir parçası. Düşünüyorum da nefret ediyorum diyebileceğim, pek az şey olsa da, bu sıfatı layık gördüğüm kimse yok. Hadi bir kişi var diyeyim de gizem katayım biraz yazıya tanıdık okuru düşünerek. Kişiselleştirmeden, ama bireys elleştirerek bakarsak duygulara, nefret de o gökkuşağının bir rengi sonuçta. Sevmek, kızmak, kıskanmak, nefret…Read more Nefret Edin Benden
Aynı sözler…. Mümkün mü ?
- Ne söyleyeceksen çabuk söyle hadi diyordu kız telefonun diğer ucundaki muhatabına. Bir cümle kurmasına bile fırsat verecek kadar sessiz kalamıyordu oysa. Birkaç saniyede bir "hadi hadi" derken aradaki zaman diliminde karşısındakinin anlamlı bir şey söylemesi imkânsızdı. Sonunda; - Yine aynı şeyleri söyleyeceksen kapatıyorum. Görüşürüz, vapur kalkıyor. dedi ve kapadı telefonu birden bire. Telefonuyla konuşarak…Read more Aynı sözler…. Mümkün mü ?
Ey Seçilmiş !!!
Malumunuz, bir süre iki cumhurbaşkanımız birden oldu. Onbirincisi Köşkteyken onikincisi sırasını bekliyordu. İkisini ayırmak için "Seçilmiş Cumhurbaşkanı" gibi bir tamlama kullanılmaya başlandı. Hatta onbirinci Cumhurbaşkanı bile kendisine "Sayın Seçilmiş Cumhurbaşkanı" şeklinde hitap etmeyi uygun buldu. Oysa Ahmet Necdet Sezer ile Süleyman Demirel'i ayırmak için onuncu ve dokuzuncu cumhurbaşkanı ifadeleri kullanılıyordu. Abdullah Gül'de onbirinci cumhurbaşkanı olarak…Read more Ey Seçilmiş !!!
Anne’ye…
Bugünler de o kadar çok insandan duydum ki herşeyi bırakıp gitme arzusunu. Kimi ülkedeki siyasetten rahatsız, kimi işinden, kimi eşinden. Bazısı bu eşsiz şehri terk etmek, bazısı sınırları aşıp ülkeden ayrılmak en fenası ruhuna dar gelen bedenini geride bırakmak istiyor. Bir pasaport ve bir sırt çantası ile arkama bakmadan çekip gitmek istediğimde, yürekli bir Anne…Read more Anne’ye…
Gerektiği İçin Yaşamak
Seçim akşamı, vatandaşlık görevim gereği 1oyumu kullanıp bir kafeye uğradım gün batımına karşı kahve içmek için. Aklım dolu doluydu. Seçimleri kim kazanacak? Ülke nereye gidiyor? Beşiktaş Arsenali yenebilir mi? Ofiste işler yetişecek mi ? Beklediğim telefon gelecek mi bu akşam? Patron yarın neye kızacak acaba? Evin kirasını yatırdım mı? Ah bir de arabanın vergisi…Read more Gerektiği İçin Yaşamak
Kralın Sevdası ya da Kral Olma Sevdası
Her kız babasının prensesidir ve prenslere layıktır elbette. Doğduğu ülkenin önemi yok ister Amerika olsun ister Türkiye. İster 19. yüzyılın sonunda Baltimore’da doğmuş olsun, ister 20. Yüzyıl ortasında İstanbul Fatih’de. Kral olamamış babalar, Kraliçe olsun isterler kızları. O kızların şanslı olanlarının yolları bir prensle kesişir hayat yolculuğunun herhangi bir yerinde. Wallis Simpson’da henüz 19 yaşındayken,…Read more Kralın Sevdası ya da Kral Olma Sevdası
Kahraman Leydi Godiva
Devletlerin, sahip oldukları yasal güç kullanma hakkına dayanarak, ülke sınırları içinde yakaladıkları herkesten doğrudan ya da dolaylı olarak aldıkları haraç, vergiolarak bilinir. Devlet kendisinden beklenen hizmetlerin ötesinde, üzerine vazife olmayan bir yığın konuda yapacağı gereksiz ve pahalı harcamaları finanse edebilmek için ülke tebaası ve hasbel kader o ülkede bulunanların kazançlarına ortak olur. Özetle hepimiz yılın…Read more Kahraman Leydi Godiva