Ecevit’e de “Kına” göndermişler.

2000 yılının son ayı. “Eski Türkiye” nin Başbakanı rahmetli Bülent Ecevit, eşinin önerisini dikkate alır ve “Rahşan Affı” adıyla bilinen “Şartlı Salıverme ve Erteleme Yasası”nı meclisten geçirir. Sonuçta 45 000’e yakın mahkum serbest bırakılır. Hüküm verilmemiş bir çok dosya ertelenir. Öncesinde ve sonrasında kamuoyunda çok tartışılan af yasasını protesto etmek isteyen Liberal Demokrat Parti gençlik…Read more Ecevit’e de “Kına” göndermişler.

Nane Limon Reçeli

Nane Limon Reçeli, Tatlılı ekşili. tıpkı senin sevdiğin gibi. Üşenip kaynatmazsın kendine bilirim. Biri kaynattığında dudak bükersin çayına. Oysa, reçeli bir tatlı bir tatlı ki sorma. Her sabah iki kaşık kahvaltıda. Her akşam iki kaşık yatmadan önce. Hazır kışta geliyor. Narindir bedenin dayanmaz soğuğa. Kar düşmeden toprağa, sen düşersin yatağa. Burnun kızarmaya görsün ,bir telaş…Read more Nane Limon Reçeli

“Türkler çok konuşurlar ama hiç bir şey yapmazlar”

Başbakan Ahmet Davutoğlu Nisan 2001 yayımladığı kitabının bir bölümünde “Kaçınılmaz bir hinterland Ortadoğu”[i]başlığını kullanmıştı.  Bu başlık altında  Türkiye’nin Ortadoğuya yönelik kapsamlı bir strateji geliştirmesinin zorunlu olduğunu ifade etmektedir[ii]. Danışmanlığı, Bakanlığı ve nihayetinde Başbakanlığı döneminde de  bir strateji dizayn etmeyi amaçladığı şüphesiz. Strateji ne bilmiyorum ama uygulamada anladığım her konuda söyleyecek sözümüzün olduğu her konuya müdahil…Read more “Türkler çok konuşurlar ama hiç bir şey yapmazlar”

Sen Benim Hiçbirşeyimsin ve Ben Birinin Hiçbirşeyiyim.

Ağaçlar sonbahara çoktan hazırdı göçüp gittiğinde fani dünyadan. Ve bu şehir o eski İstanbul değildi artık. Karanlıkta bulutlar parçalanıyor, Sokak lambaları birden yanıyordu. Kaldırımlarda yağmur kokusu hala duyulurken, o toprağa kavuşuyordu. En sevdiğim şiirlerin şairi, Attila İLHAN. Sevmeyi ondan öğrenmedim elbette. Severken yalnız olmadığımı öğrendim sadece. Korkularımdan utandığım anlarda “Sevmek kimi zaman rezilce korkuludur”diye fısıldadı…Read more Sen Benim Hiçbirşeyimsin ve Ben Birinin Hiçbirşeyiyim.

Mucize

Bugün çok kalabalık buralar, Çok gürültü var. Bayram diyorlar ya adına, herkeste bir koşuşturmaca. Bilmem kaç vakit önce bir mucize hasıl olmuş, Allah, İsmail'i İbrahim'e bağışlamış, Kul kısmı, şükretmiş bayram eylemiş, Ne evveli ne de ahiri var, Ne dua'nın ne şükrün. Ve ne de mucizenin. Dua da şükür de her daim kalpte, dilde. Lakin mucize…Read more Mucize

Işığa Döner Tüm Pervaneler

Geceler yavaş yavaş uzamaya başladı. Soğuk hissettiriyor artık kendini. Bir mum ışığı yetiyor şimdilik hem geceyi aydınlatmaya hem de havayı kırmaya. Herkesin içinde bir karanlık varsa eğer, o karanlığı aydınlatan bir ışıkta vardır mutlaka. Hayat o ışığın etrafında dönen pervaneler gibi.   Işık, sevdadır özünde. Özgürlüğe olan sevdadır, yâre olan sevdadır, tanrıya olan sevdadır, memlekete olan…Read more Işığa Döner Tüm Pervaneler

Sessizce Dinledik Suskunluğumuzu

Arkamızda kapanan çelik kapının sesi. Öylece durduk bir süre kapının önünde. Doktorun söylediklerini düşünüyorduk ikimizde. Elini tutacak gibi oldum bir an, yumruklarımı sıktım. Bu son gelişimizdi doktora. İlk adımı ben attım dışarıya doğru, beni izledi gölge gibi. Binanın önünden, taksi çağırmak için yöneldim kaldırıma. Bana aldırmadan meydandaki banklara doğru sürdürdü adımlarını. Bir banka oturdu, gözlerinde…Read more Sessizce Dinledik Suskunluğumuzu

Nefret Edin Benden

Tüm duygular gibi Nefret de insan doğasının bir parçası. Düşünüyorum da nefret ediyorum diyebileceğim, pek az şey olsa da, bu sıfatı layık gördüğüm kimse yok. Hadi bir kişi var diyeyim de gizem katayım biraz yazıya tanıdık okuru düşünerek. Kişiselleştirmeden, ama bireys elleştirerek bakarsak duygulara, nefret de o gökkuşağının bir rengi sonuçta. Sevmek, kızmak, kıskanmak, nefret…Read more Nefret Edin Benden

Aynı sözler…. Mümkün mü ?

-          Ne söyleyeceksen çabuk söyle hadi diyordu kız telefonun diğer ucundaki muhatabına. Bir cümle kurmasına bile fırsat verecek kadar sessiz kalamıyordu oysa.  Birkaç saniyede bir  "hadi hadi" derken aradaki zaman diliminde karşısındakinin anlamlı bir şey söylemesi imkânsızdı. Sonunda; -          Yine aynı şeyleri söyleyeceksen kapatıyorum. Görüşürüz, vapur kalkıyor. dedi ve kapadı telefonu birden bire. Telefonuyla konuşarak…Read more Aynı sözler…. Mümkün mü ?

Ey Seçilmiş !!!

Malumunuz, bir süre iki cumhurbaşkanımız birden oldu. Onbirincisi Köşkteyken onikincisi sırasını bekliyordu. İkisini ayırmak için "Seçilmiş Cumhurbaşkanı" gibi bir tamlama kullanılmaya başlandı. Hatta onbirinci Cumhurbaşkanı bile kendisine "Sayın Seçilmiş Cumhurbaşkanı"  şeklinde hitap etmeyi uygun buldu. Oysa Ahmet Necdet Sezer ile Süleyman Demirel'i ayırmak için onuncu ve dokuzuncu cumhurbaşkanı ifadeleri kullanılıyordu. Abdullah Gül'de onbirinci cumhurbaşkanı olarak…Read more Ey Seçilmiş !!!