Fanatiğim Bende Sonuçta

fullsizeoutput_572

Beşiktaş Müze

Ben kendimi fanatik bilirdim. Oysa ne kadar da naifmiş benim sevişlerim. İnönü’de yeni açıkta ilk suyu yediğimde alnımın çatısına, “atmayın lan sahaya” diye bağırıyordum. “Lan” dememe kızdılar sanmıştım ilk anda, oysa öfke kelimelerime değilmiş yanılmışım.  Esasında ne ben onları anladım ne de onlar benim “sonucun değil, Beşiktaş’ın sevdalısıyım” deyişimi. Yine de isyankar tezahuratlarda buluştuk her defasında.

Beceriksizliklerine kızsam da sahadakilerin, içimdeki isyan ya haksızlığa oldu, ya ruhsuzluğa. Sövdüğümde eril küfürlerde çıktı ağzımdan rakibe.  Kirlenen oyunda bende aldım o kirden nasibimi sonuçta.  Kirlenmek güzeldir güzel olmasın da, o bile kararınca. Kolay temizlenemiyor insan, afedersiniz,  boğazına kadar boka batınca.

Okumaya devam et

Küreselleşmeye Gidiş; Beşiktaş, Nasıl Türk Chelsea’si Olmayı Hedefliyor ?

Beş yıl önce İstanbul’un üç büyüğü – Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş – iki büyük haline gelecekmiş gibi görünüyordu. Beşiktaş 250 milyon £ borç, 142 adet dava ve Avrupa kupalarına katılımının askıya alınması ile mücadele ediyordu.

fullsizeoutput_2ae.jpeg

Fikret Orman, 2012’de Beşiktaş’ın başkan seçilmesinin ardından “Başkası bu kulübü yönetmek istemedi, çöküşün eşiğindeydik” dedi ve muhtemelen haklıydı.

Fakat beş yılda tamamen farklı bir hikaye yazıldı. Beşiktaş, sadece üç büyükler içinde kalmadı, diğer ikisini de geçti ve son iki lig şampiyonluğunu kazandı. Eski İnönü’nün yerine yeni bir stadyum inşa ettiler: 41903 kapasiteli – 1903 yılı kulübün kuruluş yılı – Vodafone Arena, Dolmabahçe Sarayı’nın karşısında, Boğaz kıyılarında pastoral bir ortamda yer alıyor. Akıllıca transferler yapıyorlar, bu yaz takıma katılacak oyuncuların birisi Real Madrid’li defans oyuncusu Pepe.

Okumaya devam et