Delireyim diyorum şöyle usul usul, düşünmeyeyim para mara. Atayım kendimi sokağa, üstümde pijama, bir de eski hırka. Yalın ayak baş çıplak. Üşürsem diye korkuyorum, bir de ilaçlarım geliyor aklıma ölürüm diye de korkuyorum galiba. Korkarak da delirinmez ki, kalkıp, giyinmek, şıkır şıkır işe gitmek gerek el mahkum.

Gidiyorum, çalışıyorum her zamanki rutinimde. Bir ara kızıyorum patrona. O da bana kızıyor, herkesin ortasında, toplantı odasında. Yine delireyim diyorum o anlatırken. Daha doğrusu kızarken karşımda hiddetli hiddetli, ben kalkayım masanın ucundan sessizce, çıkayım odadan usul usul. Meydan okumaya gerek yok onca insan içinde, böylesi daha ağır gelir zaten ona. Ceketimi bile almadan çıkayım kapıdan. Kartımı okutmadan atlayayım turnikeden afallasın güvenlikçiler. Çözüp kravatımı atayıp ilk gördüğüm çöp kutusuna.