
Saraybosna – Başçarşı
Bizim evin karşısında, sokağın hemen köşesinde bir çeşme vardı, Alman çeşmesi dediklerinden. Eve girmeye üşendiğimizde susuzluğumuzu gidermek için ağzımızı dayayıp kana kana su içebileceğimiz bir musluk bulurduk illa ki her mahallede. Su şişeye ya yazın buzdolabına konmak için girerdi ya da uzun yola gidiliyorsa ihtiyaten çantada taşınsın diye. Suya verilen paraysa aydan aya gelen faturadan ibaretti o yıllarda. Yoksa içmek için ayrıca suya para mı verilirdi? Okumaya devam et