İlliberalizm üzerinden Türkiye’de Seçimleri Düşünmek – Demokrasi Üzerine Yazılar 2-

IMG_2948Tarihin her döneminde politik akımlar belirli dönemlerde  farklı ülkeler üzerinde etkili olmuştur. Günümüzde bu etkileşim, iletişim ağınının hızı ve gelişmişliği nedeniyle daha hızlı ve kolay olmaktadır.  Geçtiğimiz ay gerçekleştirdiğimiz seçim değerlendirilirken  Türkiye’nin dünya dışında bir yer olmadığı unutulmamalıdır. Aşağıda alıntıladığım yazı Foreign Affairs dergisinin Mayıs-Haziran 2018 sayısında “Doğu Avrupanın İlliberal Devrimi” adıyla Ivan Krastev imzalı olarak yer aldı. Ben elimden geldiğince çevirmeye çalıştım. İçinde sadece bir kez Türkiye ifadesi geçmekte, Satır aralarında ne kadar kendi ülkemizi buluruz bu okurun takdirine kalmış. 

Doğu Avrupanın İlliberal Devrimi

1991’de, Batı’nın Soğuk Savaş’taki zaferini ve liberal demokrasinin dünyanın her köşesine yayıldığını duyurduğu sırada, politik bilimci Samuel Huntington aşırı iyimserliğe karşı bir uyarı yayınladı. Journal of Democracy’de  Demokrasi’nin Üçüncü Dalgası başlıklı makalesinde Huntington, 1820’lerden 1920’lere ve 1945’ten 1960’lara kadar önceki iki demokratikleşme dalgasının tarihsel olarak yeni otoriter rejim biçimleriyle demokratik sistemlerin yerini alan ters dalgalar” tarafından takip edildiğine dikkat çekti. Eğer yeni otoriter büyük güçler “demokratik olmayan bir egemenliğin sürdürülebilirliğini”  ya da dünyanın dört tarafındaki  insanlar  “siyasal durgunluk, ekonomik verimsizlik ve sosyal kaos tarafından beslenen bir güç olarak” ABD de demokrasinin fenerinin solduğunu görürse üçüncü bir ters dalganın mümkün olacağını öne sürdü

Okumaya devam et