Kardan Adamı Çalmışlar

Haberlerde izledim geçenlerde.

Kardan adamı çalmışlar.

Bir dükkanın önünden, gece vakti kucaklayıp götürmüş birisi.

Güvenlik kamera görüntüleri bile var alıp giderken.

Güldüm.

Bizimkine anlattım o da gülsün diye.

Gülmedi. 


-Komik değil mi yahu ?

diye sordum.

-Trajik.

dedi.

Sever bizimki felsefeyi. Hemen ya kardan adam yapan çocuğa acıdı dedim yahut da hırsızın yaşayamadığı çocukluğuna. Uzatmak gelmedi içimden sustum. Bir vakit sonra o açtı mevzuyu yeniden.

-Nerededir acaba ?

-Kim ?

-Kardan adam.

-Ne bileyim. Almış götürmüş adam. Alıp koynuna yatacak değil ya. Koymuştur bir yere.

-Belki bir buzhaneye götürmüştür. Erimez o zaman.

-Tabii umutsuz bir aşkla yaşatır onu. İlahi sen de.

Yarım ağız güldüm bu sefer. O ise kalktı oturduğu yerden, pencereden dışarıya bakmaya başladı. Kar dineli çok olmuştu. Eriyip gidiyordu artık son kalan kar yığınları.

-İlk gün bizim bahçeyede yapmışlardı kardan adam, çocuklar. Sabah gördüm yıkılmış gitmiş. 

-3 günden uzun yaşayan kardan adam görmedim ben ömrümde zaten. Ne bekliyordun ki ?

-Bilmem. Belki bir veda.

-Kardan adam mı veda edecekti.

-Yoo çocuklar.

-Nasıl ?

-Elleriyle yaptıkları kardan adamı kaderine terk etmeden kendileri yıksalardı keşke. Yaptıkları heyecan ve neşeyle.

-Bir nevi cinayet.

-Diğer türlüsü kaderine terk edip ölüme mahkum ediyorsun zaten. En azından önemsediklerini gösterirlerdi.

-Kardan adam da bundan çok etkilenirdi !

Bana döndü bu kez yüzünü. Başını sağ omzuna eğip öğrencilerine ders verir bir edayla,

-Merhaba demek çoğu kez daha kolaydır hoşcakal demekten. Kaçar gibi uzaklaşırız sevdiklerimizden. Oysa öğrenebilsek veda etmeyi, zamanı bir yerde mühürleyebiliriz belki.

-Neresi zormuş ki hoşcakal demenin ? Abartıyorsun yine.

-Çocuklar giderken bu evden, saklayarak göz yaşlarını hadi güle güle deyip kovarcasına göndermedin mi onları ?

-Ben duygusal merasimleri sevmiyorum. Ondan öyle yaptım.

-Daha mı iyi oldu? Doya doya kucaklayamadın bile.

-Aman sende. Geldiklerinde kucaklıyorum ya.

-Ya gelmezlerse bir daha?

-Gamlı baykuş gibi konuşma allasen.

-Sen ne dersen de merhaba demeyi bildiğin herkes hoşcakal denmeyi de hak eder bence.

-Kardan adamdan nereye getirdin konuyu. Tamam eriyor karlar bak el salla veda et onlara.

-Edeceğim. Hem de aşağı inip onlara sarılarak. Geliyor musun ?

-Pes vallahi iyice delirdin. İşin kötüsü beni de kendine benzetiyorsun. Sıkı giyinelim bari. Hava ayaz.

Son kıştı belki de gördüğümüz. Son kartopu oynayışımız. En sonunda ikimizde kalan son kar yığının üzerine kollarımızı açıp sırt üstü bıraktık kendimizi. Gökyüzünde kutup yıldızını aradı gözlerimiz sanki bir yön bulmak istercesine. Oysa biz değildik giden. Gitmeden, gidemeden usulca veda eden. Ve kızmadan gidene, birlikte geçen güzel günler için teşekkür ettik sadece.