Yaşama savaşı, ekmek kavgası derken hep bir kavga gürültüye teslim olmuşuz. Tırnaklarımızla kazıya kazıya gelmişiz bir yerlere. Durmamışız kazanımlarımızı koruma mücadelesi vermişiz . Yetmemiş, kuyumuzu kazanlarla, arkamızdan iş çevirenlerle, bizi çekemeyenlerle, haset edip kıskananlarla, kızanlarla sürdürmüşüz sonu gelmez harbimizi. Sevenimiz kadar sevmeyenimiz de olmuş, olmasa da zaten hayatın kendi yükü yetmiş ayakta kalma kavgasına tutuşmamıza. İnsan oğlunu çiğ süt emmiş bellemişiz. Akrabayı bile akrebe referans etmişiz. Kaderi zalim, feleği kahpe bilmişiz. Arkamızı kollamadan, sırtımızı sağlama dayamadan adım atmaya imtina etmişiz.