Bir vakit merak salmıştı rüya tabirlerine. Gazeteler de teşvik edercesine onun merakını kitapçıklar verirdi ek olarak kimi hafta sonları. Henüz internet çağı başlamadığından kuşe kağıda resimli bu rehberlerle heveslendi muabbir olmaya. Oysa daha görülmemiş bir rüyanın ardından koşacak kadar hayalperest birine düşlerini emanet etmek onu akıbeti meçhul bir yola göndermektir bir bakıma. Ne bilsin eller onun bu marazını, üç gece önce bir düş gördüm hayrolsun demeye kalmadan o sorardı hemen neredeydin, kimleydin diye. Seni gördüm diyen olursa eğer ürperirdi içi aniden. Sakınırdı çünkü başkalarının rüyalarına uğramaktan. Her birimiz bir başkasının rüyasının kurbanıyız derdi utana sıkıla. Çoğu anlamazdı onun ağzından dökülen cümlenin manasını. Oysa çoktan kesmiş olur biletini o hayalin peşinden çıkacağı yolculuğa.