Yağmur Çok Uzaklarda…

Üşüyorum. Hep kalabalık olan sahil yolu bomboş bu sabah. Martılar bile görünmüyor neredeyse. Bir banka oturup üstümdeki ince monta sarılıp titreyen ben varım sadece. Yağan yağmur ve her damlayı kucaklayıp içine alan deniz. Çenem kontrolsüzce titriyor bir süredir. Manasız inadı bırakıp ayağa kalkıyorum.  Bir kilometre kadar ötedeki bilindik kahveciye yürüyorum acele etmeksizin. Utanıyorum. Kapıdan içeri…Read more Yağmur Çok Uzaklarda…

Korkma sakın bulutlardan.

Yurt odasındaki ranzanın üst katındaki yatağına uzanıp elindeki kitabı okumaya başladığında gün yeni bitiyordu.  Gözünü kitaptan ayırıp okuduğu satırları düşünürken, perdesiz pencereden güneşin binaların ardından kayboluşunu izliyordu ara ara.  Çocukluktan gençliğe geçişin parolasıyla tanıştı yılın en kısa gecelerinden birindeki kitap okuma seansında. Carpediem, anı yaşa diye mırıldandı bulutsuz gecedeki sayısız yıldıza karşı. Yazar ne demek…Read more Korkma sakın bulutlardan.