Çocuklar dışında bir de kışın doğanlar sever herhalde kış mevsimini. Büyüdükçe ekseriyet, yazın denizlerin beyazköpüğünü, kışın beyaz karına tercih etmeye başlar. Nostaljik özlemlerden ibaret, çerçevelere hapsolur kışın güzelliği. Benim gibi azınlıkta kalanlar bir türlü izah edemez kışı neden sevdiklerini.
Kar daha düşmeden toprağa, ayazı gelir havaya. Atkı, bere, bot, eldiven ne varsa artık, kat be kat giyerek çıkarız sokağa. Yine de aldırmaksızın dondurucu soğuğa çocuk tayfası yuvarlanır durur karda. Dudaklar kulaklarla yarışır morlukta, yanaklar al al olur, çene titrer, burun koy verir gider, kar suyu botlardan içeri sızar en kalın çoraplar bile sırılsıklam olur. Okul da tatil oldu mu üstüne, çocuk sevmesin de kışı kim sevsin ?
Çocukluktan gençliğe geçme evrelerinde, yaz aşkları başlar inceden inceye. Kışın yeri ayrı olsa da hala, yaza karşıboşta değilizdir artık. Saman alevi sevdalar, eğlenceli kaçamak akşamlar, kumsalın sıcağı, denizin serinliği çeliverir aklımızı. Ahh nazende kızlar, çapkın bakışlı oğlanlar.
Yazda, gençlikte çabuk geçer böyle. Okullar biter iş hayatı başlar. Yumrukla kavga edilmez hayata karşı. Takım elbiseler içinde boş ringte havaya savurarak kroşelerimizi yorarız kendi kendimizi. Nefes nefese kaldıkça iple çekeriz yazlık molalarımızı. Üç beş kuruşta gördüyse cebimiz, ya herşey dahil oteldeyiz ya da tatil köyünde. Sonra, sonrası hepi topu on beş gün, belki birde bayram kaçamağı eklenir peşine. Dönüp dolaşıp kürkçü dükkanı bekler bizi nihayetinde.
Eski bir sevgili gibidir kış büyüyen bedenlerde. Şehir giydikçe gelinliğini, eşiğinden dönülmüş bir nikahın buruk nostaljisi kaplar adeta içimizi. Kiminde yangın kiminde közlenmiş bir ateş, içimiz ısınır, yüreğimiz kavrulur. Serinlemek için denizin değil, kendi derinliklerimize dalarız. An gelir derinlerde sarhoş olur an gelir vurgun yeriz. Kızgın kumlarda olmasa da, parlayan şömine ateşlerinde, çıtır çıtır ses veren soba başlarında kurumaya bırakırız nemli ruhumuzu.
Her mevsim güzeldir, her yaş gibi. Yine de kış ayrı bir güzeldir kış çocukları için. Kışın hep çocuğuzdur çünkü. Sokaklarda akşam edip evine dönen her haylaz çocuğun, anne kucağındaki şefkate, baba ocağındaki güvene sarılmasıdır kış. Sıcak çorbadır, el yakan kestane, tarçınlı sahlepdir. Odunun, kömürün isi değil, naftalinli kışlıkların hissi siner üzerimize. Buram buram kokan hislerimizdir işte.
Karlar eridi diye, hatıralarımızı da eritip yitirmeyiz. Siz sanır mısınız ki kardan adamlar güneşe yenilip eriyip yok oluyor, onlar sadece bir daha ki kışa kadar saklambaç oynuyorlar.
Sözün sonunda, beyaz kışımıza kara dedirtmeyiz evvelallah….
Dedirtmeyiz:) Yüreğinize sağlık.
BeğenBeğen
Teşekkür ederim.
BeğenLiked by 1 kişi