Hava Bedava (Şimdilik)

Bizim evin karşısında, sokağın hemen köşesinde bir çeşme vardı, Alman çeşmesi dediklerinden.  Eve girmeye üşendiğimizde susuzluğumuzu gidermek için ağzımızı dayayıp kana kana su içebileceğimiz bir musluk bulurduk illa ki her mahallede. Su şişeye ya yazın buzdolabına konmak için girerdi ya da uzun yola gidiliyorsa ihtiyaten çantada taşınsın diye. Suya verilen paraysa aydan aya gelen faturadan ibaretti o yıllarda. Yoksa içmek için ayrıca suya para mı verilirdi?

Suları kirletince mecbur kaldık şişelerde, damacanalarda suya ayrıca para vermeye. Muhtemelen ağırına gitti insanların o zaman da suya verilen ilave para. Lokantada bile  masadaki suyu içmeden düşünürdü kimileri. Ama alıştık nesilden nesile adisyonda yazılan iki şişe suya.

Sıra geldi, market fişlerinde poşet satırına alışmaya. Arabayı / sepeti doldururken hesap kitap yapanlardansanız eğer bir de kaç poşet gerek diye geçireceksiniz artık aklınızdan. Su ile poşet ikamesi değil elbette birbirinin ama ikisine de para vermemizin nedeni aynı aslında. Durun hemen saldırmayın kapitalizme.

Epikür, hayatın tek gerçek amacı olarak mutluluğu gösterir ama ölçüsüz bir mutluluk arayışının sefalete yol açacağı konusunda da uyarır. Mutluluğun genel geçer tanımlarından biri ise daha rahat, konforlu bir hayat sürmektir ekseriyet için. Bu gaye insanı avcı,toplayıcı hayattan yerleşik düzene geçirmiştir. Tarım toplumu ile birlikte sürekli, çeşitli ve bol gıdaya ulaştı atalarımız.  Göçmekten vazgeçip kendine bir ev inşa ettiğinde diğer canlılardan önce kendini evcilleştirmiş oldu insansoyu. Sonra artan bir hızla hükmetmeye çalıştı doğaya. Kısmen bunu başarsa da kesin başarıyı ekolojiyi bozma konusunda  elde etti özellikle son iki yüzyılda.

İlerledikçe nesilden nesile, daha fazla üretir olduk şüphesiz. Ürettiğimizi tükettik kaçınılmaz olarak. Tükettiklerimiz rahatlık getirdi hayatımıza. Rahattlığında bir bedeli olacaktı sonuçta. Altmış beş milyon yıl önce göktaşı yağmurları dinazorların soyunu tüketti ama rahatımız peşinde koşarken gerek kalmayacak insan soyunu kurutmak için yeni göktaşlarına. Akıllısı olduğumuzu sandığımız için tüm canlıların, tükettiğimiz kaynakların alternatiflerini üretmeyi başardık bir şekilde. Sanırım gün gelecek kendi türümüzün de alternatifini üreteceğiz nihayetinde. O zamana kadar değer biçmeye devam edeceğiz doğanın bize sunduklarına.

Bir gün sömürüp tüm kaynaklarını yer kürenin,  bir yaşam kurarsak başka gezegenlerde, fanuslar altında kurduğumuz şehirlerde, ürettiğimiz oksijen için fatura ödeme ihtimalimiz çok mu uzak sizce ?  Öyle düşünüyorsanız eğer Pekin’de kirlenen havaya karşı zenginlerin kendilerine ait alanlarda hava temizleme sistemleri kurdurduklarını bilin isterim. Dahası bu özel alanların dışında Bejing International School’un devasa bir alanda beş milyon dolarlık bir yatırımla inşa ettirdiği kubbede öğrencilerine temiz hava sunduğunu da yazın bir kenara. Tabii bu hizmettin okul faturasına yansıdığını unutmayın.

Duyarlı bir çevreci olduğu iddiasında olmadım hiçbir zaman. Ama poşete verdiğimiz paranın politik değil ekolojik olduğunu düşünecek kadar farkındayım yol açtığımız tahribatın. Dahası geldiğimiz nokta sonu değil felaketimize doğru aldığımız yolun. Soluduğumuz havaya para vereceğimiz günlerin uzakta olmadığını düşünerek anıyorum Orhan Veli’yi. Ne de olsa şairin dediği gibi hala;

Bedava yaşıyoruz, bedava;

Hava bedava, bulut bedava;

Dere tepe bedava;

Yağmur çamur bedava;

Otomobillerin dışı,

Sinemaların kapısı,

Camekanlar bedava;

Peynir ekmek değil ama

Acı su bedava;

Kelle fiyatına hürriyet,

Esirlik bedava.

Hava Bedava (Şimdilik)” için bir yanıt

sercemsworld için bir cevap yazın Cevabı iptal et