Tatlı bir serinlik var dışarıda. Hafiften ısıran bir ayaz. Ama güneş parlıyor hala bulutsuz mavi gökte. Kahverengi, kırçıl yün bir ceket sırtımda, kadife pantolonum, bordo kazağım. Boğazlı giymek için erken ama yakışmış mevsimin modasına. İki elim ceplerimde, yokuş yukarı çıkıyor adımlarım kalabalıklar arasında. Bir aralıktan boynunu uzatmış tabelanın davetine uyup, arnavut kaldırımlarla…Read more Kırçıl Yün Ceket
HAYALLER, ANILAR, DUYGULAR
Öyküler, denemeler belki şiirler…
Büyük Yatırım
Edebiyat öğretmeni Fethi Beyin o gün öğleden sonra dersi yoktu. Bankaya gideceğini söyleyerek ayrıldı okuldan. Okulun iki sokak ötesinde, maaşlarının yattığı banka şubesine girdiğinde güvenlik görevlisi tebessümle karşıladı onu. Müşteri temsilcisinin masasını yöneldi hemen. - Hocam hoş geldiniz, buyrun. - Hoş bulduk Erkan bey. Teşekkür ederim. - Nasılsınız hocam ? - İyiyim sağ olun.…Read more Büyük Yatırım
Genç
Akşamüstleri yürümeyi sevdiğim bir park var bizim orada. Ağaçlar arasında güzel bir yürüyüş parkuru da var içinde. Bir kaç akşam önce genç bir adam gördüm o parkurun hemen kenarında. Ben ilk kez gördüm ama belki de nicedir geliyor oralara. Çökmüş bir kaldırım taşının üzerine önünden geçip gidiyor insanlar. Bir yüzünü kapatıyor elleriyle bir kulaklarını. Dudakları…Read more Genç
Yeni Bir Yolculuk
Ne kadar uzağa gittim diye düşündüm kendi kendime. Okyanusu bile aştım aslında bir keresinde. Ama hep döneceğimi bilerek uçtum. Gittiğim yeri de döneceğim yeri de zamanı da biliyordum her gidişimde. Ergenliğimin büyük cümlelerindendi “dönerse senindir, dönmezse hiç senin olmamıştır”. Hep aynı yere dönüyorsam eğer kimindin ben ? Ya bana ait değilsem ? “Hiç, birisinin sana…Read more Yeni Bir Yolculuk
Şiir mi Sevdiğim Şair mi ?
- Şiir sever misin ? diye sordu biri diğerine. -Şiiri zaman zaman ama şairi her zaman, dedi cevabı veren, imalı bir tebessümle. Gülümseyişi de cevabı da karşılık buldu, beklediği soru geldi peşine. -Sen şair misin o halde ? -Yok değilim, hamalıyım ben sözcüklerin sadece.- -Şair kime denilir öyleyse ? -Şair, mısralarını hislerinin hamalı yapandır bir…Read more Şiir mi Sevdiğim Şair mi ?
Kardan Adamı Çalmışlar
Haberlerde izledim geçenlerde. Kardan adamı çalmışlar. Bir dükkanın önünden, gece vakti kucaklayıp götürmüş birisi. Güvenlik kamera görüntüleri bile var alıp giderken. Güldüm. Bizimkine anlattım o da gülsün diye. Gülmedi. -Komik değil mi yahu ? diye sordum. -Trajik. dedi. Sever bizimki felsefeyi. Hemen ya kardan adam yapan çocuğa acıdı dedim yahut da hırsızın yaşayamadığı çocukluğuna. Uzatmak…Read more Kardan Adamı Çalmışlar
Gariplerin Piri
Bayramlarda okuduğum şiirleri saymazsak ilk ezberlediğim şiirdi “Anlatamıyorum”. Her şeyi söylemenin mümkün olduğunu sandığım o yerin varlığına inanmış, ummuş, hayalini kurmuştum. Oysa epeyce yaklaşılan, duyulan, o yer hiç varılamayacak bir menzilmiş. Yolun yolcuları ise “Garip” diye bilinirmiş. Menzile doğru yolumun düştüğü hemen her şehirde, gün geceye kavuştuğunda, gözlerim kapalı şehri dinleyişim, bir ümit önce hafiften…Read more Gariplerin Piri
Öldü Ağustos Böcekleri
Bitti gitti işte yaz. Ve öldü tüm ağustos böcekleri. Hiçbir kış çalmadılar karıncanın kapısını. La Fontaine’in yalanına inandık çocukluğumuzdan beri bilemeden çektikleri çileyi. Dile kolay 17 (13) yıl toprak altında geçen bir ömrün ardından dört haftalık bir saadetle veda edilen hayatlarında tembel dedik onlara. Gün yüzü görmeden geçse sizin de yıllarınız, ışığa kavuştuğunuz yaz ortasında…Read more Öldü Ağustos Böcekleri
Uykum Kaçtı
Düşümün en tatlı yerindeyken dürtüp beni “hadi kaçtım” dedi. Dur dememe fırsat vermeden çıktı yataktan. Apar topar takıldım peşine. Az evvel ki derin uykunun saadetli düşlerinden eser kalmamıştı. Cin gibiydim, gecenin ortasında telaşla koşarken ardından yakalarım ümidiyle. Ben koşarken plastik bir top yuvarlandı yanımdan. Durdum etrafıma baktığımda sekiz on yaşlarında çocuklar sarmıştı heryanı. Şu gözlüklü…Read more Uykum Kaçtı
Leyru
Çok bekletmişim ben babamı. Gittiğinde öğrendim bunu. Ben doğduğumda 45 yaşındaymış benim güzel babam ve yirmi yıldır beni bekliyormuş meğer. Her sarılışında sanki çok uzaklardan gelmişim gibi sımsıkı sarmalayışı, derin derin koklaması hep bundanmış. Sarılırken, öpüp koklarken ne kadar cömertse bana karşı babam, sözcükleri harcarken o derece ketumdu. Oysa kelimeler kıymetli taşlar gibi şekillenir, cümleler mücevher gibi…Read more Leyru