Fanatiğim Bende Sonuçta

Ben kendimi fanatik bilirdim. Oysa ne kadar da naifmiş benim sevişlerim. İnönü’de yeni açıkta ilk suyu yediğimde alnımın çatısına, “atmayın lan sahaya” diye bağırıyordum. “Lan” dememe kızdılar sanmıştım ilk anda, oysa öfke kelimelerime değilmiş yanılmışım.  Esasında ne ben onları anladım ne de onlar benim “sonucun değil, Beşiktaş’ın sevdalısıyım” deyişimi. Yine de isyankar tezahuratlarda buluştuk her…Read more Fanatiğim Bende Sonuçta

Zamanın Tek Hakimi

Bu sabah dükkana gelen bir yabancı, saati sordu bana. İki diye yanıtladım onu. Sinirlendi, dalga geçtiğimi sandı. Oysa her zamanki gibi dükkanı açtığımda, tüm saatleri dokuza ayarlamıştım yine. Beş saat geçmiş diye düşünüp yemek molası verdim hatta. Yemekten sonra, ağırlık çöktü üzerime, indirdim kepenkleri. Saatleri de altıya kurdum. Gün hala aydınlıktı ama kapadım yine de perdeleri,…Read more Zamanın Tek Hakimi

Kötülük Şarkıları

-      Kalk hadi, uyan. -          Rahat bırak beni kalkmayacağım bu sabah. -          Saçmalama çok işimiz var. -          İşimiz falan yok bizim. Dünyayı kirletiyoruz uyandığımız her günle. -          Paşam yine depresyonda anlaşılan. -          Depresyonda falan değilim. En son ne zaman uyandın dününden daha güzel bir yarına  ? -          ?? -          Bende bilmiyorum. Düne dair özlemimiz hep bundan işte. Yarına dair umutlarını, hayallerini bir…Read more Kötülük Şarkıları

Yürüyorduk. Aşıktık; hatırlıyorduk.

Bu hafta, yine aynı yerde ve de aynı saatte buluştuk hevesle. Birkaç çay içti o, bense bir filtre kahve. Dününü anlattı bana, görüşemediğimiz önceki günüyle birlikte. Bense yine işten bahsettim ona, patrona diklenişimden, çayçıya gülüşüme. Vakit geçiyordu işte. Hem zaman dursun diye bir istek var mıydı ki içimizde ? Kederli zamanlarımız küllenirken tanıştırmışlardı bizi. İki…Read more Yürüyorduk. Aşıktık; hatırlıyorduk.

Ne kadar da benziyordu Anneme…

Yine nöbetteyim pencere kenarında. Güneşin doğuşunu bekliyorum, sırf beklediğim birşeyin gerçekleştiğini, birinin geldiğini  görmek için. Şafakta kızıllığını görünce çarpıyor kalbim. Kızıl saçları geliyor aklıma annemin. Sabırsızca göstersin istiyorum bana yüzünü, ısıttsın üşüyen yüreğimi. Oysa dışarısı kuru ayaz. Tutamıyorum kendimi, montsuz çıkıyorum kapıdan dışarıya. Annem görse, kızardı bu halime. Kış bitmedi ki daha, bahar gelsin heryere.…Read more Ne kadar da benziyordu Anneme…

Transhümanizm ve Liberalizm

Ütopyalar çağında yaşıyoruz belki, gelecek artık distopya olarak düşleniyor ağırlıkla. İnsanlığın kendi sonunu kendi elleriyle hazırladığı, felaketine doğru yol aldığı endişesi dolaşıyor fiber ağlarla örülmüş, siber gökyüzünde.  Jules Verne’nin hayallerini aşan, George Orwel’ın korkularını masum kılan, Matrix’in kurgularının ötesinde  bir çağa yol alıyoruz. Üstelik göstere göstere, olanca tantanasıyla İnsanın rasyonel bir canlı olduğunun ötesinden bir…Read more Transhümanizm ve Liberalizm

Kışı Beklerken.

İçimdeki ihtiyar, içimdeki genci çekti bu akşam köşeye.  Demli bir çayın dumanında anlattı ona gelmek bilmeyen kışın hikayesini. Ağır ağır dökülürken her hece dilinden, o geçmesin istiyordu  vakit. Oysa, saklı gençliğim telaşla bekliyordu bitmesini gecenin. Bir yaprak daha kopsun, bir gün daha geçsin dileyen yanım, saat dursun, gece donsun diyen öte yanımda mahsur kalmıştı istemeden.…Read more Kışı Beklerken.

Kendisisin Güneşin…

Şiir, pürüzsüz, yumuşak bir el gibi ruhunu okşar insanın. Müziğin esintisiyle açmışken hayallerimin yelkenlerini hiç tanımadığım bir şairin dizelerine rastladım. İlk kez  Türkçe dışındaki bir şiir beni bu kadar etkiledi. Önce sadece paylaşmak istedim, sonra haddimi aşıp Türkçe'ye çevirmeye çalıştım. Şair Arthur Gorges ve Tanrı affetsin beni. Naçizane tavsiyemdir, mısraları okurken Eventia Reboutsika 'ın "We will…Read more Kendisisin Güneşin…

İrem’in Sırrı

Alimdi Şeddad, devrinin en büyük kütüphanesi onundu. Sırrını çözmek için dünyanın, her taraftan bilgeleri toplardı şehrinde. Zalimdi Şeddad, gülmezdi yüzü. Affetmezdi hataları, akılsızlıkları. İnanmazdı duygulara, insan şaşarsa akıl yolundan bedelini ödemeli derdi her zaman. Mağrurdu Şeddad, eğmezdi başını kimseye, sorgulatmazdı kudretini. Gücüne boyun eğmeyeni ezer geçerdi ordularıyla. Yüce hükümdarıyken kavminin, gönlünü hoş tutmak için hediyeler…Read more İrem’in Sırrı

Gitmeleri Düşünüyorum

Gitmeleri düşünüyordum uçağımı beklerken. Gitmek kolay da, dönmemek sanırım marifet diye geçti içimden. Farkındaydım, çoktan geldi gitmenin zamanı. Yaşadığım da işte bu gidememenin ızdırabı. Hala son bir sigaranın, son bir kadehin, son bir selamın, son bir bahanenin hesabındayım. İnkar etsem de varlığını, umut bir köşede gözlerini dikmiş üzerime. Varlığını hissetmek dahi engel oluyor bilinmeze doğru…Read more Gitmeleri Düşünüyorum